
Dünya 7 Ekim’den bu yana bir katliama tanıklık ediyor. İsrail tam 238 gündür Filistin halkının üzerine bombalar yağdırıyor. Kadın, erkek, çocuk demeden masum ve silahsız insanları katlediyor. Şu ana kadar en az 15 bin 328’i çocuk olmak üzere 36 bin 171 Filistinlinin öldürüldüğü söyleniyor. Siz bu yazıyı okurken muhtemelen rakamlar da değişiyor.
Filistin’de soykırım yaşanırken İsrail’e tepkiler de çığ gibi büyüyor. Filistin halkının onurlu duruşunu dünya insanları şaşkınlık ve hayranlıkla izliyor. Yalnız izlemekle kalmıyor Filistin’e destek vermek için ellerinden gelen ne varsa yaparak Filistin’in sesi olmaya çalışıyorlar. Bir yandan gösteriler düzenliyor bir yandan İsrail ürünlerini boykot edip herkesi boykota davet ediyorlar.
Dünyada yaşananlar bunlar. Gelelim kendi şehrimize. Karabük’te de Filistin’e destek gösterileri ve cılız da olsa boykot çalışmaları yapılıyor. Ancak bireysel çalışmalar. Henüz toplumsal bir boykot sağlanamadı. Hükümeti İsrail’le ticaret yapıyor diyerek eleştirenler elini taşın altına koyamıyor. Koskoca devlet tüm ticaretini durduruyor ama Karabükte STK’lar, esnaflar boykot davetinde bulunmuyor.
Tüm dünya İsrail ürünlerine savaş açmış durumda iken, biz raflar boş kalır, bir benimle mi olacak gibi bahanelerle boykotu hafife alıyoruz. Masum bir halkın üzerine atılan bombalara, kurşunlara maddi destek sağlıyor tam anlamıyla elimizi, kazancımızı, rızkımızı kana bulamaya devam ediyoruz.
Karabük’te bir iki esnaf dışında İsrail mallarını boykot eden oldu mu? Hayır. Karabük’teki marketlerin rafından hiçbir İsrail ürünü kaldırıldı mı? Hayır. Karabük’te herhangi bir STK boykot çağrısında bulunarak önayak oldu mu? Hayır. Şehrin ileri gelenleri yetkilileri Filistin halkını desteklemek İsrail’e tepki göstermek adına somut herhangi bir adım attı mı? Hayır.
Bugün, Filistin’i kan gölüne çeviren İsrail’in zincir markaları Karabük’te bir bir açılmaya devam ediyor. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti İsrail’le tüm ticaretini durdururken Karabük’ün marketleri, STK’ları, yetkilileri ve etkilileri boykot çağrısında bulunamıyor. Bütün marketler, raflar, AVM’ler boykot markalarını satmaya devam ederken, vatandaşın kendi halinde yapmaya çalıştığı boykot da uzun soluklu olamıyor.
Çocuklar yine o dondurmaları, kadınlar yine o malum temizlik maddelerini almaya, gençler kahvelerini içmeye, burgerlerini yemeye devam ediyor. Ekmeğine aşına çamaşırına eline diline bebek kanı bulaştırmaya da..
Ne yazık ki dünya insanları kadar olamadık. O markaları yemesek ölmeyiz, o deterjanla yıkamasak da çamaşırımız temizlenir, o mekana gitmesek aç kalmayız, ama bizim paralarımızla kazandırdıklarımızla masum ve günahsız bir halk katlediliyor.
Artık herkes elinden ne geliyorsa hatta elinden gelenin fazlasını yapmalı. Yetkililer yüksek sesle haykırmalı. STK’lar boykot çağrısı yapmalı, esnaflar raflara yerli malı ürünleri dizmeli. Boykotu delen ifşa edilmeli. Bu soykırıma, bu katliama, bu vahşete ortak olunmamalı.
Karabük halkı vicdanlıdır mazlumun yanında olmayı bilir, yeter ki yetkililer vatandaşın yanında olsun. Biri çıksın ve artık yeter desin. Yeter, çocukların kanına bulaşmasın artık ellerimiz..
